ABD Enflasyon Verileri ve Piyasa Beklentileri: BIST 100'de Teknik Bir Bakış
Giriş: Enflasyon Verilerinin Piyasalar Üzerindeki Kritik Rolü
Küresel ekonomilerde enflasyonist baskıların seyrini belirleyen makroekonomik veriler, finansal piyasaların yönünü tayin etmede kilit rol oynamaktadır. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nden gelen enflasyon verileri, küresel merkez bankalarının para politikası kararları üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olduğu için dünya genelindeki yatırımcılar tarafından yakından takip edilmektedir. Bu bağlamda, son açıklanan ve ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından enflasyon takibinde önde gelen göstergelerden biri olarak kabul edilen veriler, piyasalarda bir miktar dalgalanmaya neden olmuş, ancak genel beklentiler dahilinde gerçekleşmiştir. Kasım ayına ilişkin açıklanan veriler, enflasyonun Fed'in yüzde 2 hedefinden biraz daha uzaklaştığını, ancak öngörülen trendi değiştirecek nitelikte olmadığını göstermiştir. Bu durum, piyasalarda kısa vadeli bir belirsizlik yaratsa da, uzun vadeli beklentilerde köklü bir değişikliğe yol açmamıştır. Özellikle Borsa İstanbul (BIST) 100 endeksi gibi gelişmekte olan piyasalardaki yatırımcılar için bu tür küresel verilerin analizi, portföy yönetim stratejilerinin belirlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Bu makalede, açıklanan son enflasyon verilerinin detaylarını inceleyecek, Fed'in olası adımlarına dair beklentileri değerlendirecek ve bu gelişmelerin BIST 100 endeksi üzerindeki potansiyel etkilerini teknik analiz çerçevesinde ele alacağız.
ABD Enflasyon Verilerinin Detaylı Analizi ve Fed Beklentileri
Son açıklanan ABD enflasyon verileri, piyasa katılımcılarının genel beklentileriyle uyumlu bir tablo çizdi. Fed'in enflasyon takibinde kullandığı temel göstergelerden biri olan ve kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi (PCE) olarak bilinen verinin çekirdek rakamı (gıda ve enerji hariç), Kasım ayında aylık bazda beklentiler doğrultusunda artış gösterdi. Yıllık bazda ise enflasyonun bir miktar daha Fed'in hedefi olan yüzde 2'den uzaklaştığı gözlemlendi. Bu durum, enflasyonla mücadelede gelinen noktanın henüz tam olarak hedefe ulaşmadığını ancak sürecin genel olarak olumlu seyrettiğini göstermektedir. Piyasa beklentilerinin büyük ölçüde karşılanması, ani ve sert tepkileri önlemiş olsa da, Fed'in faiz politikalarına ilişkin belirsizlikler devam etmektedir. Fed yetkilileri, enflasyonun sürdürülebilir bir şekilde hedefe doğru ilerlediğine dair daha fazla kanıt görmek istemektedir. Bu nedenle, önümüzdeki dönemde açıklanacak diğer ekonomik veriler, özellikle istihdam piyasası ve tüketici harcamaları verileri, Fed'in faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına dair beklentileri şekillendirecektir. Mevcut durumda, piyasalar genel olarak ilk faiz indiriminin 2025 yılının ortalarına doğru gerçekleşebileceği yönünde pozisyon almaktadır. Ancak, enflasyonist baskıların beklenenden daha dirençli çıkması durumunda bu beklentilerde bir erteleme söz konusu olabilir.
BIST 100 Endeksi Üzerindeki Potansiyel Etkiler ve Teknik Görünüm
ABD enflasyon verilerinin piyasalar üzerindeki etkisi, küresel risk iştahını doğrudan etkilemektedir. Enflasyonun kontrol altında olduğuna dair sinyaller, küresel faiz oranlarının erken düşebileceği beklentisini güçlendirerek gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akışını olumlu etkileyebilir. Ancak, enflasyonist baskıların sürmesi ve Fed'in faiz indirimlerini ertelemesi ihtimali, küresel likiditenin azalması riskini beraberinde getirebilir. Bu durum, BIST 100 endeksi için kısa vadede bir miktar baskı oluşturabilir. Teknik açıdan bakıldığında, BIST 100 endeksi son dönemde önemli bir yükseliş trendi sergilemiştir. Endeks, 8000 puan seviyesinin üzerini test etmiş ve bu seviyelerde tutunma çabası göstermiştir. Günlük grafiklerde, MACD ve RSI gibi göstergeler, endeksin aşırı alım bölgelerine yaklaştığını ve kısa vadeli bir düzeltme riskinin bulunduğunu işaret etmektedir. 8000-8100 puan aralığı, önemli bir direnç bölgesi olarak öne çıkmaktadır. Bu seviyenin kırılması durumunda, endeksin 8300-8500 puana kadar yükselme potansiyeli bulunmaktadır. Ancak, küresel piyasalardaki olumsuz bir gelişme veya enflasyonist endişelerin artması durumunda, endeksin 7800-7900 puan seviyelerine doğru geri çekilmesi de mümkündür. Bu geri çekilmeler, mevcut yükseliş trendinin sağlığı açısından fırsat olarak da değerlendirilebilir.
İstatistikler ve Veri Odaklı Analiz
Açıklanan son ABD PCE verilerine göre, çekirdek enflasyon aylık bazda beklentiler dahilinde %0.2 oranında artış göstermiştir. Yıllık bazda ise bu oran %2.8 olarak kaydedilmiştir. Bu rakamlar, Fed'in %2'lik hedefinin üzerinde seyretmeye devam ettiğini göstermektedir. ABD işsizlik oranının ise %3.7 seviyesinde seyretmesi, istihdam piyasasının güçlü kaldığına işaret etmektedir. Bu durum, Fed'in faiz indirimleri konusunda aceleci davranmasını engelleyebilecek bir faktördür. Türkiye özelinde BIST 100 endeksinin son bir aylık performansı incelendiğinde, %5'in üzerinde bir getiri sağladığı görülmektedir. Endeksin işlem hacmi de genel olarak yüksek seyretmektedir, bu da piyasadaki ilgi ve likiditenin canlı olduğunu göstermektedir. Yabancı yatırımcıların BIST üzerindeki payı, küresel risk iştahındaki değişimlere paralel olarak dalgalanma eğilimindedir. Mevcut durumda, yabancı ilgisinin sınırlı kaldığı ancak kademeli bir artış potansiyelinin de bulunduğu gözlemlenmektedir. Sektörel bazda bakıldığında, bankacılık ve sanayi sektörlerinin endeks üzerindeki ağırlığı devam etmektedir. Teknoloji ve enerji gibi sektörler ise performanslarıyla öne çıkabilmektedir.
Pratik Bilgiler ve Yatırımcı Önerileri
Küresel enflasyon verilerinin ve merkez bankası politikalarının piyasalar üzerindeki etkisi, yatırımcılar için önemli bir risk faktörü olmaya devam etmektedir. Bu bağlamda, yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmesi ve risk yönetimi stratejilerini gözden geçirmesi büyük önem taşımaktadır. ABD enflasyon verilerinin beklentiler dahilinde gelmesi, ani panik satışlarını engellese de, faiz indirimlerine ilişkin belirsizliklerin devam etmesi nedeniyle temkinli bir yaklaşım benimsenmesi önerilmektedir. BIST 100 endeksinde teknik olarak önemli direnç ve destek seviyeleri yakından takip edilmelidir. 8000-8100 puan aralığı kritik bir direnç bölgesi olup, bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda pozitif ivme devam edebilir. Ancak, olası bir geri çekilmede 7800-7900 puan seviyeleri destek olarak izlenmelidir. Portföy dağılımında, enflasyona karşı koruma sağlayabilecek varlıkların (örneğin altın, gayrimenkul) yanı sıra, güçlü bilançolara sahip ve büyüme potansiyeli yüksek şirketlerin hisselerine odaklanmak faydalı olabilir. Teknik analiz araçlarını kullanarak doğru giriş ve çıkış noktalarını belirlemek, yatırım başarısını artıracaktır. Unutulmamalıdır ki, piyasa beklentileri sürekli değişim göstermektedir ve bu nedenle güncel gelişmeleri yakından takip etmek stratejilerin güncellenmesi açısından elzemdir.
Sonuç: Belirsizlikler ve Fırsatlar Dengesi
Sonuç olarak, ABD'den gelen enflasyon verileri, küresel piyasalarda dengeleyici bir etki yaratmıştır. Fed'in hedeflerinden bir miktar uzaklaşma söz konusu olsa da, verilerin genel olarak beklentiler dahilinde gerçekleşmesi, piyasalarda büyük bir şok dalgası yaratmamıştır. Ancak, enflasyonla mücadelenin henüz tamamlanmadığı ve merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin belirsizliklerin devam ettiği bir gerçektir. Bu durum, BIST 100 endeksi gibi gelişmekte olan piyasalar için hem riskleri hem de fırsatları beraberinde getirmektedir. Teknik analiz göstergeleri, BIST 100 endeksinde kısa vadeli dalgalanmalara işaret etse de, genel yükseliş trendinin devam etme potansiyeli bulunmaktadır. Yatırımcıların, bu belirsizlik ortamında portföylerini çeşitlendirerek, risklerini yönetmeleri ve doğru stratejilerle hareket etmeleri büyük önem taşımaktadır. Uzun vadeli yatırım hedefleri doğrultusunda, temel analiz ve teknik analiz araçlarını birlikte kullanarak bilinçli kararlar almak, piyasadaki dalgalanmalardan korunmanın ve fırsatları değerlendirmenin en etkili yoludur. Piyasa Bültenim'in sunduğu kapsamlı analizler ve güncel verilerle, yatırım kararlarınızda sağlam bir zemin oluşturabilirsiniz.
İlgili İçerikler
Yapay Zeka Hisselerinde Düzeltme: Piyasa Beklentileri ve Teknik Analiz
30 Ocak 2026
Altın Fiyatları Düşüşte: Fed Chair Beklentisi ve Dolar Gücü Etkisi
30 Ocak 2026
Fed Başkanlığı Spekülasyonları: Piyasalara Etkileri ve Altın Geri Çekilmesi
30 Ocak 2026
ABD Hisse Senedi Vadeli İşlemleri Düşüşte: Apple Maliyet Baskısı ve Teknoloji Hisseleri Üzerine Etkileri
30 Ocak 2026