Küresel Ticaret Dinamikleri: BIST 100'de Belirsizlik ve Fırsatlar

Küresel Ticaret Dinamikleri ve Piyasaların Belirsiz Seyri
Küresel ekonomi, son dönemde ticaret ilişkilerindeki dalgalanmalarla yön bulmaya devam ediyor. Özellikle büyük ekonomiler arasındaki ticaret politikaları, piyasalarda hızlı ve beklenmedik hareketlere yol açarak yatırımcılar için hem riskler hem de fırsatlar yaratmaktadır. Türkiye piyasaları da, küresel entegrasyonu nedeniyle bu dinamiklerden doğrudan etkilenmektedir. Bu makalede, son dönemde öne çıkan ticaret haberlerini, bunların BIST 100 endeksi ve genel piyasa üzerindeki potansiyel etkilerini Piyasa Analisti Murat perspektifiyle derinlemesine analiz edeceğiz. Amacımız, aktif yatırımcılara piyasa belirsizliğiyle başa çıkmaları ve doğru zamanlamayı yakalamaları için veri odaklı bir bakış açısı sunmaktır. Küresel ticaret cephesinden gelen çelişkili sinyallerin piyasa algısı üzerindeki etkilerini, makroekonomik verilerle destekleyerek ve teknik analiz göstergeleriyle harmanlayarak ele alacağız. Bu analiz, yatırımcıların mevcut piyasa koşullarını daha iyi anlamalarına ve stratejilerini bu doğrultuda şekillendirmelerine yardımcı olacaktır.
Son haftalarda gözlemlediğimiz gibi, ABD Başkanı'nın Avrupa'ya yönelik tarife tehdidini bırakması kısa vadeli bir rahatlama yaratırken, diğer yandan Avrupa'dan ABD'ye karşı 'ticaret bazukası' söylemlerinin gelmesi, küresel ticaret gerilimlerinin tamamen ortadan kalkmadığını, aksine farklı cephelerde devam ettiğini göstermektedir. Bu tür çelişkili haber akışları, piyasalarda yön bulmayı zorlaştırmakta ve volatiliteyi artırmaktadır. Türkiye ekonomisi ve BIST 100 endeksi için bu durumun ne anlama geldiğini, hangi sektörlerin daha hassas olduğunu ve yatırımcıların bu ortamda hangi stratejileri benimsemesi gerektiğini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Ayrıca, Çin ekonomisindeki yavaşlama ve İngiltere'deki enflasyon artışı gibi diğer önemli küresel ekonomik verilerin de genel piyasa üzerindeki etkilerini değerlendireceğiz.
Küresel Ticaret Cephesinden Gelen Çelişkili Sinyaller
Piyasa Özeti: Rahatlama ve Yeni Gerilimlerin Odağında BIST 100
Son dönemde küresel piyasalar, ticaret ilişkilerindeki dalgalanmalarla şekillenmeye devam ediyor. Bir yanda ABD Başkanı'nın Avrupa'ya yönelik tarife tehdidini geri çekmesi, piyasalarda belirgin bir rahatlama dalgası yaratmış ve hisse senetlerinin yükselişine zemin hazırlamıştır. Bu gelişme, küresel risk iştahını artırarak, özellikle gelişmekte olan piyasalar için olumlu bir hava estirmiştir. Ancak bu rahatlama kısa süreli olmuş, hemen ardından Avrupa'dan ABD'ye karşı 'ticaret bazukası' söylemlerinin yükselmesi, gerilimin farklı bir boyuta taşındığını ve tam anlamıyla sona ermediğini işaret etmiştir. Bu durum, piyasa katılımcılarının geleceğe yönelik beklentilerinde yeni bir belirsizlik katmanı oluşturmuştur.
Çin cephesinde ise, Fitch'ten gelen raporlar, ülkenin yatırım düşüşünün emlak sektörü, bankalar ve yerel yönetimler için kredi risklerini artırdığını belirtmektedir. Çin'in yavaşlayan ekonomik büyümesine rağmen gösterge faiz oranlarını sabit tutması, ekonomik istikrara yönelik endişeleri derinleştirmektedir. Bu gelişmeler, küresel büyüme görünümünü olumsuz etkileyebilir ve dolayısıyla Türkiye gibi dış ticarete bağımlı ekonomiler üzerinde baskı yaratabilir. Diğer yandan, İngiltere'de enflasyonun %3.4'e yükselmesi, küresel enflasyonist baskıların devam ettiğini ve merkez bankalarının para politikası kararlarında zorlayıcı bir dönemden geçtiğini göstermektedir. Altın fiyatlarındaki dalgalanmalar da bu belirsizlik ortamının bir yansımasıdır; Goldman Sachs'ın yılsonu altın tahminini 5.400 dolar/ons seviyesine yükseltmesi, özel yatırımcı ve merkez bankası talebinin yoğunlaştığını gösterirken, Comex'te altın ve gümüşün değer kaybetmesi kısa vadeli piyasa tepkilerini gözler önüne sermektedir. Grafik 1'de küresel ticaret hacmindeki son değişimler ve piyasaların bu değişimlere anlık tepkileri incelenebilir.
BIST 100'ün Makroekonomik Bağlamda Analizi
Küresel ticaret dinamiklerindeki bu çelişkili durum, BIST 100 endeksi üzerinde karmaşık etkilere sahiptir. ABD ve Avrupa arasındaki ticaret gerilimlerinin hafiflemesi beklentisi, ihracat odaklı Türk şirketleri için teorik olarak olumlu bir hava yaratabilirken, Avrupa'dan gelen misilleme tehditleri bu iyimserliği sınırlamaktadır. Özellikle Avrupa Birliği, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olması sebebiyle, bu bölgedeki herhangi bir ticaret savaşı, Türk ihracatını ve dolayısıyla ihracatçı şirketlerin bilançolarını olumsuz etkileme potansiyeli taşımaktadır. Sanayi üretim verileri ve kapasite kullanım oranları, bu tür dış şoklara karşı Türk sanayisinin ne kadar dirençli olduğunu göstermektedir. Tablo 1'de Türkiye'nin ana ihracat pazarlarındaki son dönem büyüme oranları ve ticaret hacimleri gösterilmektedir.
Çin ekonomisindeki yavaşlama ve kredi risklerinin artması ise, küresel emtia fiyatları üzerinde baskı yaratabilir. Demir-çelik, bakır gibi temel emtiaların fiyatlarındaki düşüşler, bu emtiaları girdi olarak kullanan Türk sanayi şirketleri için maliyet avantajı sağlayabilirken, aynı zamanda küresel talebin yavaşladığına işaret ederek ihracat gelirlerini düşürebilir. Ayrıca, küresel risk iştahındaki dalgalanmalar, gelişmekte olan piyasalardan fon çıkışlarına neden olabilir. Bu durum, Türk Lirası üzerinde baskı yaratarak Dolar/TL ve Euro/TL kurlarında oynaklığı artırabilir. Yüksek döviz kuru, ihracatçılar için avantaj sağlarken, ithalat bağımlısı sektörler ve enflasyon üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Bu bağlamda, Türk şirketlerinin döviz açık pozisyonları ve hedge stratejileri, bu belirsizlik ortamında kritik önem taşımaktadır.
Teknik Analiz Perspektifinden BIST 100 ve Öne Çıkan Hisseler
Teknik Analiz: BIST 100'de Destek ve Direnç Seviyeleri
Küresel ticaret dinamiklerinin yarattığı belirsizlik, BIST 100 endeksinde son dönemde belirgin bir volatiliteye neden olmuştur. Endeks, küresel piyasalardan gelen olumlu haberlerle yükseliş trendi denemeleri yaparken, olumsuz haberlerle de önemli destek seviyelerine geri çekilmeler yaşamıştır. Teknik göstergeler, bu süreçte yatırımcıların dikkatle takip etmesi gereken kritik seviyeleri işaret etmektedir. BIST 100 için yakın destek seviyeleri X.XXX ve Y.YYY puan aralığında bulunurken, endeksin güçlü bir yükseliş trendine girmesi için Z.ZZZ puan seviyesindeki direnci kalıcı olarak kırması gerekmektedir. Hacim analizleri, yükselişlerde hacmin düşük kalmasının alım gücünün sınırlı olduğunu, düşüşlerdeki hacim artışının ise satış baskısının güçlendiğini göstermektedir. Bu durum, piyasada genel bir temkinli duruşun hakim olduğunu teyit etmektedir.
Hareketli ortalamalar incelendiğinde, kısa vadeli ortalamaların uzun vadeli ortalamaları aşağı kesme eğilimi göstermesi, teknik açıdan zayıflama sinyali olarak yorumlanabilir. Ancak, 50 günlük hareketli ortalamanın üzerinde kalıcılık sağlanması, orta vadede pozitif bir ivme için umut vermektedir. RSI (Göreceli Güç Endeksi) ve MACD (Hareketli Ortalama Yakınsama Iraksama) gibi momentum göstergeleri, anlık aşırı alım veya satım bölgelerine yakın seyretmektedir. Özellikle RSI'ın 50 seviyesi etrafındaki konsolidasyonu, piyasanın yön arayışında olduğunu ve net bir trendin henüz oluşmadığını göstermektedir. Grafik 2'de BIST 100'ün günlük grafiği ve başlıca teknik göstergelerle birlikte incelenmektedir. Bu volatilite döneminde, özellikle bilanço dönemlerinde güçlü finansal yapıya sahip, ihracat çeşitliliği yüksek ve döviz fazlası olan şirketler, genel piyasa düşüşlerinden daha az etkilenebilir veya toparlanma sürecinde daha hızlı performans gösterebilirler. Bu tür hisseler için teknik olarak dip seviyelerden gelen alım sinyalleri, orta ve uzun vadeli yatırımcılar için değerlendirilebilir. Öte yandan, uluslararası ticarete aşırı bağımlı veya yüksek döviz açığı olan şirketler, küresel belirsizliklerin artması durumunda daha fazla risk taşıyabilir.
Pratik Bilgiler ve Yatırımcı Stratejileri
Öneriler: Belirsizlik Ortamında Portföy Yönetimi ve Piyasa Takibi
Küresel ticaret cephesinden gelen çelişkili sinyallerin ve makroekonomik belirsizliklerin hüküm sürdüğü bu dönemde, yatırımcıların dikkatli ve stratejik adımlar atması gerekmektedir. İlk olarak, portföy çeşitlendirmesi her zamankinden daha kritik bir öneme sahiptir. Yalnızca hisse senetlerine değil, altın, euro ve döviz gibi farklı varlık sınıflarına yatırım yapmak, olası şoklara karşı portföyü daha dirençli hale getirebilir. Altın gibi güvenli liman varlıklarının, küresel risk iştahının azaldığı dönemlerde değer kazanma potansiyeli yüksektir. Ancak, altın fiyatlarındaki kısa vadeli dalgalanmalar (örneğin, Comex'teki düşüşler), piyasa duyarlılığının hızlı değişebileceğini göstermektedir. Bu nedenle, yatırım kararları alınırken hem uzun vadeli trendler hem de anlık piyasa tepkileri göz önünde bulundurulmalıdır.
İkinci olarak, sektörel analiz ve şirket bazlı seçimler ön plana çıkmaktadır. Küresel ticaret gerilimlerinden daha az etkilenen, iç piyasaya yönelik güçlü talebi olan veya ihracatını çeşitlendirmiş şirketler tercih edilebilir. Ayrıca, güçlü bilançoya sahip, düşük borçluluk oranına sahip ve nakit akışı kuvvetli şirketler, belirsizlik dönemlerinde daha güvenli limanlar olabilir. Teknik analiz göstergeleri, bu tür şirketlerin hisse senetlerinde alım fırsatları sunabilir. Örneğin, belirli bir hissenin destek seviyelerine yaklaştığında oluşan hacimli alım sinyalleri veya pozitif uyumsuzluklar, dikkatle değerlendirilmelidir. Grafik 3'te farklı sektörlerin BIST 100 endeksi içindeki ağırlıkları ve son dönemdeki performans değişimleri gösterilmektedir.
Üçüncü olarak, risk yönetimi stratejileri aktif olarak kullanılmalıdır. Stop-loss emirleri, olası büyük kayıpları engellemek için vazgeçilmezdir. Türev piyasalar aracılığıyla da portföy riskleri hedge edilebilir. Son olarak, piyasa verilerini ve haber akışını anlık olarak takip etmek, yatırımcıların hızlı ve bilinçli kararlar alabilmesi için elzemdir. Özellikle Merkez Bankası açıklamaları, enflasyon verileri ve dış ticaret rakamları, piyasa yönünü belirlemede önemli ipuçları sunmaktadır. Unutulmamalıdır ki, piyasalar haberleri fiyatlar ve doğru bilgiye hızlı erişim, karlı yatırım fırsatları yaratabilir.
Sonuç: Geleceğe Yönelik Beklentiler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Küresel ticaret dinamiklerinin yarattığı belirsizlik ortamı, piyasalarda sürekli bir adaptasyonu ve analitik bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır. ABD ile Avrupa arasındaki tarife gerilimlerinin hafiflemesi beklentisi ve ardından gelen karşıt söylemler, piyasaların ne denli kırılgan ve yön bulmakta zorlandığını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Çin ekonomisindeki yavaşlama ve İngiltere'deki enflasyon artışı gibi makroekonomik faktörler de bu tabloyu daha karmaşık hale getirmektedir. BIST 100 endeksi, bu küresel rüzgarların etkisi altında volatil bir seyir izlemeye devam edecektir.
Yatırımcılar için bu dönemde en önemli stratejiler, çeşitlendirilmiş bir portföy oluşturmak, güçlü finansal yapıya sahip şirketlere odaklanmak ve teknik analiz göstergelerini yakından takip ederek risk yönetimini etkin bir şekilde uygulamaktır. Grafik ve tablo destekli veriler ışığında, destek ve direnç seviyelerinin tespiti, alım-satım kararlarında rehber niteliğindedir. Piyasanın dinamik yapısı, sürekli öğrenmeyi ve güncel kalmayı gerektirir. Unutulmamalıdır ki, her belirsizlik dönemi, dikkatli ve bilgili yatırımcılar için potansiyel fırsatlar barındırır. Piyasa Analisti Murat olarak, bu karmaşık dönemde doğru kararlar almanız için piyasa verilerini ve teknik analizleri yorumlamaya devam edeceğiz. Piyasa Bültenim ile piyasanın nabzını tutun!
İlgili İçerikler
Yapay Zeka Hisselerinde Düzeltme: Piyasa Beklentileri ve Teknik Analiz
30 Ocak 2026
Altın Fiyatları Düşüşte: Fed Chair Beklentisi ve Dolar Gücü Etkisi
30 Ocak 2026
Fed Başkanlığı Spekülasyonları: Piyasalara Etkileri ve Altın Geri Çekilmesi
30 Ocak 2026
ABD Hisse Senedi Vadeli İşlemleri Düşüşte: Apple Maliyet Baskısı ve Teknoloji Hisseleri Üzerine Etkileri
30 Ocak 2026