Piyasa

Küresel Ticaret Gerilimi ve Piyasalara Etkileri: BIST 100 İçin Yeni Dengeler

7 dk okuma
Küresel Ticaret Gerilimi ve Piyasalara Etkileri: BIST 100 İçin Yeni Dengeler
piyasabultenim.com
Küresel ticaret savaşları, ABD-Avrupa gerilimi ve Çin ekonomisindeki yavaşlama, dünya piyasalarında belirsizliği artırıyor. Bu analizde, küresel risklerin BIST 100 üzerindeki potansiyel etkileri teknik ve veri odaklı bir yaklaşımla değerlendirilmektedir.

Giriş: Küresel Belirsizliklerin Ortasında Piyasa Dinamikleri

Küresel finans piyasaları, son dönemde artan jeopolitik riskler ve makroekonomik belirsizliklerle karakterize edilmektedir. Özellikle ABD ile Avrupa arasındaki ticaret gerilimlerinin yükselişi ve Çin ekonomisindeki yavaşlama işaretleri, yatırımcıların radarında yer almaktadır. Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda dile getirilen açıklamalar ve karşılıklı gümrük vergisi tehditleri, küresel ticaretin geleceğine dair endişeleri derinleştirmektedir. Bu gelişmeler, sadece uluslararası ticareti değil, aynı zamanda hisse senedi, tahvil ve döviz piyasalarını da doğrudan etkilemektedir. Gelişmiş ekonomiler arasındaki korumacı politikaların yeniden gündeme gelmesi, küresel büyüme görünümüne ilişkin endişeleri artırarak, riskli varlıklardan kaçışı tetikleyebilir. Bu durum, piyasalarda artan volatilitenin ve belirsizliğin temel nedenlerinden biridir. Yatırımcılar, bu karmaşık ortamda doğru kararlar alabilmek için piyasa dinamiklerini çok yönlü bir şekilde değerlendirme ihtiyacı duymaktadır.

Bu makalede, Piyasa Analisti Murat olarak, bu küresel dinamiklerin derinlemesine bir analizini sunacak, ABD-Avrupa ticaret çatışmasının ve Çin'in ekonomik performansının küresel varlık sınıfları üzerindeki etkilerini inceleyeceğiz. Ardından, bu genel piyasa tablosunu Borsa İstanbul (BIST 100) özelinde teknik analiz perspektifiyle yorumlayacak, potansiyel destek ve direnç seviyelerini belirleyecek ve Türk yatırımcılar için olası senaryoları değerlendireceğiz. Amacımız, veri odaklı ve teknik bir yaklaşımla, piyasa belirsizliği karşısında yatırımcılara net bir bakış açısı sunmak ve borsa haberleri ile piyasa analizi süreçlerine ışık tutmaktır.

Küresel Ticaret Geriliminin Derinleşen Boyutları ve Ekonomik Yansımaları

ABD Başkanı'nın Avrupa'ya yönelik gümrük vergisi tehditleri, özellikle çelik ve alüminyum gibi stratejik sektörleri hedef alarak başlamış, ancak kapsamı genişleme potansiyeli taşımaktadır. Avrupa Birliği'nin bu tehditlere “ticaret bazukası” olarak adlandırılan misilleme tarifeleriyle yanıt verme ihtimali, küresel ticaret savaşlarının yeni bir cephesini açmıştır. Bu durum, küresel tedarik zincirlerinde ciddi aksaklıklara yol açma potansiyeli taşırken, uluslararası şirketlerin kâr marjları üzerinde baskı oluşturmaktadır. Örneğin, otomotiv ve teknoloji sektörlerinde faaliyet gösteren çok uluslu şirketler, hem maliyet artışları hem de pazar erişim sorunlarıyla karşılaşabilirler. Bu tür gerilimler, yatırımcıların risk iştahını azaltarak sermayenin daha güvenli limanlara yönelmesine neden olmaktadır. Bu kapsamda, piyasa analizi, yatırımcıların bu tür jeopolitik riskleri portföylerine nasıl entegre etmeleri gerektiğini anlamaları açısından kritik önem taşımaktadır. Küresel ticaret hacmindeki olası daralma, özellikle ihracata dayalı ekonomiler için ciddi büyüme yavaşlaması riskleri barındırmaktadır.

Bu gerilimler, borsa haberleri akışını da domine etmekte ve piyasa volatilitesini artırmaktadır. Yatırımcılar, ticaret anlaşmalarındaki her gelişmeyi yakından takip ederek pozisyonlarını buna göre ayarlamaya çalışmaktadır. Geçmişte yaşanan benzer ticaret savaşları tecrübeleri, global hisse senedi piyasalarında keskin düşüşlere ve ani toparlanmalara yol açmıştır. Küresel tedarik zincirlerinin kırılganlığı ve lojistik maliyetlerindeki artış beklentileri, enflasyonist baskıları tetikleyebileceği gibi, şirketlerin operasyonel verimliliklerini de olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, mevcut durumun iyi anlaşılması ve olası senaryoların detaylı bir şekilde değerlendirilmesi, sağlıklı yatırım kararları alabilmek için elzemdir. Özellikle ihracata bağımlı sektörlerde faaliyet gösteren firmaların hisse analizi yapılırken, bu tür dış şoklara karşı ne kadar dayanıklı oldukları incelenmelidir.

Makroekonomik Veriler ve Küresel Büyüme Endişeleri: Çin Faktörü

Küresel piyasalar üzerindeki bir diğer önemli baskı unsuru, Çin ekonomisinden gelen verilerdir. Çin'in dördüncü çeyrek büyüme oranının %4.5 ile son üç yılın en zayıf seviyesine gerilemesi ve tüketim harcamalarının beklentilerin altında kalması, dünya genelinde ekonomik büyüme endişelerini artırmıştır. Çin Halk Bankası'nın (PBOC) referans kredi faiz oranlarını sekizinci ay üst üste değiştirmemesi, ekonomik yavaşlamaya rağmen mevcut para politikası duruşunu koruduğunu göstermektedir. Bu durum, küresel ekonomik aktivitenin lokomotiflerinden biri olan Çin'deki yavaşlamanın, emtia fiyatlarından uluslararası ticarete kadar geniş bir yelpazede olumsuz etkiler yaratabileceğine işaret etmektedir. Özellikle enerji ve sanayi metalleri gibi emtialar, Çin'in talebindeki düşüşten doğrudan etkilenmektedir. Bu, aynı zamanda küresel enflasyon beklentilerini de etkileyerek merkez bankalarının para politikası kararları üzerinde baskı yaratabilir.

Bu makroekonomik gelişmeler, küresel piyasa analizi raporlarında sıkça yer almaktadır. Uzmanlar, Çin'deki yavaşlamanın, küresel büyüme tahminlerinin aşağı yönlü revize edilmesine yol açabileceği konusunda uyarmaktadır. Bu durum, özellikle gelişmekte olan piyasalar için sermaye çıkışı riskini artırabilir ve yerel borsalar üzerinde baskı oluşturabilir. Hisse analizi yaparken, şirketlerin Çin pazarına olan bağımlılıkları ve küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıkları göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin, Çin'e yoğun ihracat yapan veya tedarik zincirinde Çinli üreticilere bağımlı olan şirketlerin hisse senetleri, bu durumdan daha fazla etkilenebilir. Çin'in büyümesindeki yavaşlama, küresel risk iştahını doğrudan etkileyen önemli bir faktör olmaya devam etmektedir ve yatırımcıların bu dinamiği sürekli takip etmesi gerekmektedir.

Döviz Piyasalarında Dalgalanma ve Varlık Fiyatları Üzerindeki Etkileri

Küresel gerilimler ve makroekonomik belirsizlikler, döviz piyasalarında da belirgin dalgalanmalara yol açmaktadır. ABD dolarının zayıflaması ve ticaret savaşı riskleri, EUR/USD paritesini 1.17 seviyesine yaklaştırmış, yatırımcıların dolar dışındaki alternatiflere yönelme eğilimini güçlendirmiştir. Öte yandan, Japonya Merkez Bankası (BOJ) kararları ve artan politik gerilimler öncesinde USD/JPY paritesinde dalgalanmalar yaşanmıştır. Piyasa aktörlerinin risk iştahı, bu tür haber akışlarına hızlı tepkiler vermektedir. GBP/USD paritesi ise, sterlin lehine değişen piyasa duyarlılığı ile nispeten daha istikrarlı bir seyir izlemektedir. Bu döviz kuru hareketleri, uluslararası portföylerin değerlemesini doğrudan etkilerken, aynı zamanda şirketlerin ithalat ve ihracat maliyetlerini de şekillendirmektedir. Yüksek kur volatilitesi, şirketlerin finansal tablolarında öngörülemezlik yaratabilir ve hedge maliyetlerini artırabilir.

Bu dalgalanmaların varlık sınıfları üzerindeki etkisi de göz ardı edilmemelidir. Örneğin, küresel riskten kaçış dönemlerinde altın gram fiyatları genellikle yükseliş eğilimi gösterirken, son dönemde gelen haberlerle ons altın fiyatları baskı altında kalmıştır. Bu durum, piyasanın karmaşık yapısını ve farklı faktörlerin eş zamanlı etkileşimini ortaya koymaktadır. Döviz piyasalarındaki belirsizlik, aynı zamanda hisse senedi piyasalarındaki şirketlerin yabancı para cinsinden borçluluk ve alacak durumlarını da etkileyerek karlılıkları üzerinde önemli bir baskı oluşturabilir. Özellikle döviz açık pozisyonu olan şirketler, kur artışlarından olumsuz etkilenebilirken, döviz fazlası olanlar avantaj sağlayabilir. Bu nedenle, piyasa analizi yapılırken döviz kurlarındaki hareketliliğin makro ve mikro düzeydeki etkileri dikkatle değerlendirilmelidir. Dolar ve euro gibi majör para birimlerindeki her hareketlilik, Türk Lirası'nın değerlemesi üzerinde de dolaylı etkiler yaratabilmektedir.

BIST 100 İçin Teknik Analiz, Olası Senaryolar ve Pratik Bilgiler

Küresel piyasalardaki bu karmaşık tablo, Borsa İstanbul (BIST 100) için de yeni denge arayışlarını beraberinde getirmektedir. Endeks, küresel risk iştahındaki dalgalanmalara karşı hassasiyetini korurken, yerel dinamiklerin de etkisiyle farklı bir seyir izleyebilir. Teknik analiz perspektifinden bakıldığında, BIST 100 için ilk önemli destek seviyesi 9.000 puan bandında yer almaktadır. Bu seviyenin altında kapanışlar, satış baskısının artabileceğine ve endeksin 8.800 – 8.700 aralığına doğru geri çekilebileceğine işaret edebilir. Yukarı yönlü hareketlerde ise 9.250 ve 9.400 seviyeleri direnç noktaları olarak öne çıkmaktadır. Bu seviyelerin üzerinde kalıcılık sağlanması, endeksin pozitif seyrini sürdürmesi için kritik olacaktır. Orta vadeli hareketli ortalamaların (örneğin 50 günlük ve 100 günlük) seyrini takip etmek, trendin yönü hakkında ek ipuçları sunabilir.

Hacim analizleri, son dönemde işlem hacminde yaşanan düşüşün, piyasada kararsız bir bekleyişin hakim olduğunu göstermektedir. RSI (Göreceli Güç Endeksi) gibi momentum göstergeleri, aşırı alım veya satım bölgelerine yakın olmamakla birlikte, orta vadeli trendin yönü konusunda net bir sinyal vermemektedir. MACD (Hareketli Ortalama Yakınsama Iraksama) göstergesi ise, kısa vadeli hareketli ortalamaların birbirine yakın seyretmesi nedeniyle konsolidasyon dönemine işaret etmektedir. Yatırımcıların, özellikle küresel borsa haberleri akışını ve yerel ekonomik göstergeleri yakından takip etmesi gerekmektedir. Volatilitenin artabileceği bir dönemde, hisse analizi yaparken şirketlerin finansal sağlamlığına, borçluluk oranlarına ve ihracat-ithalat dengelerine daha fazla dikkat edilmelidir. Özellikle finansal rasyoların analizi ve sektör bazında karşılaştırmalı değerlendirmeler, doğru hisse seçiminde yol gösterici olacaktır.

Önemli Not: Küresel piyasalardaki belirsizlikler sürerken, BIST 100'de ani fiyat hareketleri gözlemlenebilir. Bu dönemde stop-loss seviyelerinin belirlenmesi ve risk yönetimi stratejilerinin uygulanması büyük önem taşımaktadır. Kademeli alım ve satım stratejileri, portföy riskini yaymak adına etkili olabilir.

Görsel 1: BIST 100 Endeksi Günlük Grafik (Destek ve Direnç Seviyeleri)
  • Destek Seviyeleri: 9.000, 8.800, 8.700 puan. Bu seviyeler, düşüşlerde alım fırsatı yaratabileceği gibi, kırılmaları durumunda satış baskısını artırabilir.
  • Direnç Seviyeleri: 9.250, 9.400, 9.550 puan. Bu seviyelerin aşılması, yükseliş trendinin güçlendiğine işaret edebilir.
  • Momentum Göstergeleri: RSI nötr bölgede seyrediyor, MACD konsolidasyon sinyali veriyor. Bu, piyasada belirgin bir yön arayışının olduğunu göstermektedir.

Sonuç: Disiplinli Yaklaşım ve Veri Odaklı Yatırım

Küresel ticaret gerilimleri, başta ABD-Avrupa çatışması ve Çin ekonomisindeki yavaşlama olmak üzere, dünya piyasalarında belirgin bir belirsizlik ortamı yaratmıştır. Bu durum, hisse senedi, tahvil ve döviz piyasalarında dalgalanmalara yol açarak yatırımcıların risk algısını artırmaktadır. BIST 100 endeksi, bu küresel dinamiklerden bağımsız kalamazken, kendi iç dinamikleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Teknik göstergeler, kısa vadede konsolidasyon eğilimine işaret ederken, önemli destek ve direnç seviyeleri yakından izlenmelidir. Mevcut piyasa koşullarında, ani ve duygusal kararlardan kaçınmak, uzun vadeli hedefler doğrultusunda hareket etmek esastır.

Yatırımcıların bu dönemde, yalnızca borsa haberleri değil, aynı zamanda küresel makroekonomik verileri ve jeopolitik gelişmeleri de sürekli takip etmeleri gerekmektedir. Portföy çeşitliliği, risk yönetimi ve kademeli alım/satım stratejileri, volatil piyasa koşullarında olası kayıpları minimize etmek ve fırsatları değerlendirmek adına kritik öneme sahiptir. Özellikle hisse tavsiyeleri değerlendirilirken, önerilerin dayandığı verilerin güncelliği ve analizin derinliği önem taşımaktadır. Piyasa Analisti Murat olarak tavsiyemiz, veri odaklı ve disiplinli bir yaklaşımla, her yatırım kararının detaylı bir analiz sonucunda alınması yönündedir. Unutulmamalıdır ki, piyasalar her zaman yeni fırsatlar sunar, ancak bu fırsatları doğru değerlendirebilmek için bilgi ve stratejiye sahip olmak gerekmektedir.

Piyasa Bültenim ile piyasanın nabzını tutun!

Paylaş:

İlgili İçerikler