Küresel Ticaret Savaşları ve Çin Büyümesi: Borsa İçin Yeni Dengeler

Giriş: Küresel Ekonomide Artan Belirsizlik ve Piyasa Dinamikleri
Son dönemde küresel ekonomide yaşanan gelişmeler, yatırımcılar arasında önemli bir belirsizlik dalgası yaratmış durumda. Özellikle ABD ve Avrupa arasındaki artan ticaret gerilimleri ile Çin'in ekonomik büyüme hızındaki yavaşlama, global piyasaların yönünü belirlemede kritik rol oynuyor. Bu durum, hem uluslararası borsalarda hem de Türkiye'nin ana endeksi BIST 100 üzerinde doğrudan ve dolaylı etkiler yaratmaktadır. Piyasa Analisti Murat olarak, bu karmaşık tabloyu mercek altına alarak, yatırımcıların piyasa dinamiklerini daha iyi anlamalarına ve potansiyel riskleri yönetmelerine yardımcı olacak bir analiz sunmayı hedefliyorum. Bu makalede, öncelikle küresel ticaret savaşlarının mevcut durumunu, ardından Çin ekonomisindeki büyüme yavaşlamasının nedenlerini ve sonuçlarını ele alacak, son olarak da bu gelişmelerin Borsa İstanbul üzerindeki olası etkilerini ve yatırım stratejileri açısından çıkarılacak dersleri detaylandıracağım.
Küresel ticaret savaşlarının tarihsel birikimi ve mevcut durumu, uluslararası ilişkilerdeki kırılganlığın bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Devletlerin kendi ekonomik çıkarlarını önceliklendirme eğilimi, ithalata yönelik tarifelerin artırılması ve ticari engellerin yükseltilmesi şeklinde kendini gösteriyor. Bu durum, tedarik zincirlerinde aksamalara, maliyetlerde artışa ve nihayetinde tüketici fiyatlarında yükselişe neden olabiliyor. Özellikle büyük ekonomiler arasındaki bu tür gerilimler, küresel ekonomik büyümeyi olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor. Bu analizde, son dönemde öne çıkan ABD-Avrupa arasındaki Grönland krizi etrafındaki gerilimlerin ve olası karşı önlemlerin piyasalar üzerindeki etkilerini derinlemesine inceleyeceğiz. Bu tür jeopolitik riskler, genellikle altın gibi güvenli liman varlıklarına olan talebi artırırken, riskli varlıklardan (hisse senetleri gibi) çıkışları tetikleyebilmektedir.
Küresel Ticaret Gerilimleri ve Olası Karşı Önlemler
Son dönemde ABD ve Avrupa arasında tırmanan ticaret gerilimleri, küresel piyasalarda önemli bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland ile ilgili ortaya attığı iddialar ve bunun Avrupa ile olan ticari ilişkileri germesi, potansiyel bir ticaret savaşının fitilini ateşleme riski taşıyor. Avrupa ülkelerinin bu duruma karşı ABD'ye yönelik misilleme tarifeleri ve geniş çaplı ekonomik karşı önlemler değerlendirmesi, durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Bu tür bir ticari çatışma, sadece ilgili ülkelerin ekonomilerini değil, aynı zamanda küresel tedarik zincirlerini ve finansal piyasaları da derinden etkileyebilir.
Bu gerilimlerin piyasalara yansıması gecikmedi. Altın ve gümüş gibi değerli metaller, artan jeopolitik riskler ve belirsizlik ortamında güvenli liman arayışındaki yatırımcıların ilgisini çekerek rekor seviyelere ulaştı. Kanada borsası S&P/TSX, altın ve gümüş madenciliği şirketlerindeki yükselişlerle rekor seviyeleri zorladı. Benzer şekilde, Güney Kore ve Tayvan gibi gelişmekte olan piyasalar da ABD-Avrupa arasındaki ticaret endişelerine rağmen doların zayıflamasıyla birlikte yükseliş gösterdi. Ancak genel eğilim, risk iştahında bir azalma ve daha temkinli bir piyasa davranışına işaret ediyor. Bu durum, hisse senedi piyasalarında genel bir düşüşe ve volatilite artışına neden olmaktadır.
Önemli Not: Ticaret savaşları ve jeopolitik riskler, global ekonomik aktiviteyi yavaşlatma, enflasyonist baskıları artırma ve finansal piyasalarda oynaklığı yükseltme potansiyeli taşır. Yatırımcıların bu riskleri göz önünde bulundurarak portföy stratejilerini gözden geçirmeleri önemlidir.
Çin Ekonomisi Yavaşlıyor: Büyüme Verileri ve Piyasa Etkileri
Küresel ekonomik görünümü etkileyen bir diğer önemli faktör ise Çin ekonomisindeki yavaşlama. Ülkenin dördüncü çeyrek büyüme rakamlarının, neredeyse üç yılın en zayıf seviyesine gerileyerek %4.5'e düşmesi, piyasalarda endişe yarattı. Özellikle tüketici harcamalarındaki beklenenden düşük performans, bu yavaşlamanın temel nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Çin'in küresel ekonomi içindeki konumu ve büyük bir tüketici pazarı olması göz önüne alındığında, bu yavaşlama yalnızca ülke içindeki ekonomik faaliyetleri değil, aynı zamanda küresel talep ve büyüme beklentilerini de olumsuz etkiliyor. İhracat odaklı ekonomiler ve Çin'den hammadde veya ara malı tedarik eden ülkeler bu durumdan doğrudan etkilenebilir.
Bu yavaşlamanın etkileri, özellikle yapay zeka (AI) sektöründe belirginleşti. Çin'in AI alanındaki büyük oyuncularından DeepSeek'in performansındaki düşüşler, ABD'li teknoloji devleri Nvidia ve Broadcom gibi şirketlerin hisse senedi fiyatlarında sert düşüşlere yol açtı. Bu durum, genel teknoloji hisselerinde bir satış dalgasını tetikledi ve Nasdaq endeksinde önemli kayıplara neden oldu. Yatırımcıların, bu tür sektör bazlı ve bölgesel yavaşlamaları yakından takip etmesi, portföy çeşitliliği ve risk yönetimi açısından büyük önem taşıyor. Çin'in ekonomik politikalarındaki olası değişiklikler ve teşvik paketleri, bu yavaşlama eğiliminin seyrini değiştirebilir.
Borsa İstanbul (BIST) Üzerindeki Olası Etkiler ve Teknik Analiz
Küresel piyasalardaki bu belirsizlikler ve ekonomik yavaşlama eğilimleri, doğal olarak Borsa İstanbul'u da etkilemektedir. Türkiye ekonomisi, küresel ekonomiden bağımsız hareket edemediği için, uluslararası piyasalardaki dalgalanmalar ve jeopolitik riskler BIST üzerinde de hissedilecektir. Özellikle Avrupa ile olan ticari ilişkilerimiz ve Çin gibi büyük ticaret ortaklarımızdaki ekonomik yavaşlama, dış talebi etkileyerek Türkiye'nin ihracatını ve dolayısıyla şirket karlılıklarını olumsuz etkileyebilir. Ancak, diğer yandan Türkiye'nin uyguladığı mevcut ekonomik politikalar ve faiz oranlarındaki yüksek seviye, yerel yatırımcılar için cazip getiri imkanları sunmaya devam edebilir.
Teknik analiz açısından BIST 100 endeksini incelediğimizde, göstergeler karışık sinyaller verebilmektedir. Küresel piyasalardaki satış baskısı, endeksi aşağı yönlü çekebilecek bir faktör iken, yerel ekonomik gelişmeler ve şirketlerin finansal sonuçları endeksi destekleyebilir. Özellikle son dönemde, küresel volatiliteye rağmen BIST 100 endeksinin dirençli bir performans sergilediği durumlar gözlemlenmiştir. Ancak, potansiyel destek ve direnç seviyelerinin yakından takibi, yatırımcılar için kritik önem taşımaktadır. Teknik göstergeler, örneğin MACD (Hareketli Ortalama Yakınsama Iraksaması) veya RSI (Göreceli Güç Endeksi) gibi araçlar, kısa ve orta vadeli trendler hakkında ipuçları verebilir. Ancak bu göstergelerin, makroekonomik gelişmeler ve jeopolitik riskler gibi dış faktörlerle birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
Özellikle dolar ve euro gibi döviz kurlarındaki hareketlilik, BIST üzerindeki etkileri daha da karmaşık hale getirebilir. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar, hem ithalat maliyetlerini hem de döviz bazlı borçluluğu etkileyerek şirketlerin karlılıklarını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle, döviz kurlarındaki seyir, BIST 100'ün teknik analizinde dikkate alınması gereken önemli bir değişkendir.
Öneriler ve Çıkarımlar
Küresel ekonomideki mevcut belirsizlikler ve ticaret savaşları ortamında yatırımcıların dikkatli olması gerekmektedir. Öncelikle, portföy çeşitliliğini sağlamak, riski dağıtmak adına büyük önem taşımaktadır. Altın gibi güvenli liman varlıkları, portföylerde belli bir oranda bulundurulabilir. Ayrıca, küresel yavaşlamadan daha az etkilenmesi muhtemel, güçlü iç talep veya ihracat avantajına sahip sektörlerdeki hisselere odaklanmak faydalı olabilir. Şirketlerin finansal sağlıklarını, borçluluk oranlarını ve nakit akışlarını detaylı analiz etmek, bu dönemde daha da kritik hale gelmiştir.
Teknik analizden elde edilen veriler, alım-satım kararlarında yol gösterici olabilir ancak tek başına yeterli değildir. Makroekonomik gelişmeler, jeopolitik riskler ve sektörel analizler ile birlikte değerlendirilmelidir. Yatırımcıların, kısa vadeli dalgalanmalara kapılmadan, uzun vadeli yatırım hedefleri doğrultusunda hareket etmeleri tavsiye edilir. Piyasa Bültenim'deki analizlerimizi düzenli olarak takip ederek, güncel veriler ışığında stratejilerinizi gözden geçirebilirsiniz.
Sonuç olarak, küresel ticaret savaşları ve Çin'deki ekonomik yavaşlama, piyasalarda önemli bir volatiliteye neden olmaktadır. Bu durumun Borsa İstanbul üzerindeki etkileri karmaşık olmakla birlikte, doğru analiz ve stratejilerle fırsatlar da yaratabilir. Yatırımcıların bu dinamikleri yakından takip etmesi ve bilinçli kararlar alması, karlı bir yatırım süreci için elzemdir.
İstatistikler ve Veriler
- Çin'in dördüncü çeyrek GSYH büyümesi: %4.5 (Son 3 yılın en düşüğü)
- ABD-Avrupa ticaret gerilimleri kapsamında değerlendirilen potansiyel misilleme tarifeleri
- Altın ve gümüş fiyatlarındaki rekor seviyeler
- Nasdaq endeksindeki AI kaynaklı düşüşler
- BIST 100 endeksinin son dönemdeki göreceli direnci
Pratik Bilgiler ve Uygulama Önerileri
- Portföy Çeşitlendirmesi: Farklı varlık sınıflarına (hisse senedi, emtia, döviz vb.) yatırım yaparak riski dağıtın.
- Sektörel Analiz: Küresel yavaşlamadan daha az etkilenen veya desteklenen sektörlere odaklanın.
- Şirket Bazlı Değerlendirme: Şirketlerin finansal raporlarını, borçluluk durumlarını ve nakit akışlarını detaylı inceleyin.
- Teknik Analiz Araçları: Destek ve direnç seviyelerini belirlemek, trendleri takip etmek için RSI, MACD gibi göstergeleri kullanın.
- Makroekonomik Takip: Küresel faiz oranları, enflasyon verileri, ticaret anlaşmaları ve jeopolitik gelişmeleri yakından izleyin.
İlgili İçerikler
Yapay Zeka Hisselerinde Düzeltme: Piyasa Beklentileri ve Teknik Analiz
30 Ocak 2026
Altın Fiyatları Düşüşte: Fed Chair Beklentisi ve Dolar Gücü Etkisi
30 Ocak 2026
Fed Başkanlığı Spekülasyonları: Piyasalara Etkileri ve Altın Geri Çekilmesi
30 Ocak 2026
ABD Hisse Senedi Vadeli İşlemleri Düşüşte: Apple Maliyet Baskısı ve Teknoloji Hisseleri Üzerine Etkileri
30 Ocak 2026